27 Nisan 2010 Salı

Tedavisi: Cinsel mutluluk!

Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği Adana Şubesi Başkanı Dr. Taner Canatar, vajinismus (cinsel ilişkiye girememe) rahatsızlığının Türk kadınlarında yaygın görüldüğünü, tedavisinde cinsel mutluluğun büyük önemi olduğunu söyledi.


Vajinismusun çoğu çift için ilk geceden evliliği kabusa çevirebildiğini belirten Canatar, Türkiye’de her 10 kadından birinde bu rahatsızlığın görüldüğünü kaydetti. Canatar, tedavinin diğer cinsel işlev bozukluklarına göre daha kısa süreli ve başarılı olduğunu söyledi. Tedavi sürecinde cinselliğin eşlere mutluluk vermesinin özümsendiğini ve bu duyguların tedaviyi kolaylaştırdığını anlatan Canatar, “Çiftler çoğu zaman tedaviye başvurmakta gecikirler, çünkü sorunun kendiliğinden çözüleceğini düşünür, yani vajinismusun tuzağına düşerler. Çünkü vajinismus bir erteleme ve kaçınma hastalığıdır. Çözümü yüzde 100 mümkün ve başarılıdır. Vajinismus rahatsızlığı kadının cinsellikten, ilişkiden haz almaya başlamasıyla, mutluluğa ve tatmin edici cinsel yaşantıya kavuşmasıyla biter” dedi.


Rahatsızlığın genelde kadınlarda cinsel birleşmeye karşı yaşanan korkudan kaynaklandığını anlatan Canatar, tedavide çiftin cinsellikle ilgili bakış açılarının ve yanlış inanışların giderilip, yerine doğru bilgilerin verilmesi üzerinde durulduğunu söyledi. Canatar şunları kaydetti:
“Bu korku, vajinanın ve tüm vücudun kasılması, bacakları kapatma, eşin kendine yanaşmasını engelleme şeklinde kendini gösterebilir. Kadındaki bu korku öyle büyüktür ki, erkek de bu konuda hiçbir şey yapamaz, çünkü yaptığı her davranışın eşinde yaratacağı tepkiden endişe duyar. Eğer tedaviye başvurulmazsa sorun yıllarca sürebilir. 5, 10 hatta 15 yıl vajinismus sorunuyla yaşayan çiftler var. Yıllarca kadın erteler, bir süre sonra erkek de artık ertelemeye alışır ve ha bugün ha yarın derken bir bakarlar ki yıllar geçmiş. Bu süreçte çiftin huzursuzluğu da artar. Evlilik ilişkilerinde bozulmalar olur, birbirine tahammül azalır ve cinsel ilişkiyi çağrıştıran her şeyden kaçınılmaya başlanır.”


Vajinismusun sadece kadının sorunu olarak görülmesinin yanlış olduğunu da dile getiren Taner Canatar, tedavide çiftin cinsellikle ilgili bakış açılarının ve yanlış inanışların giderilip, yerine doğru bilgilerin verilmesi üzerinde durulduğunu kaydetti. Canatar, “Bilişsel yeniden yapılandırma’ adını verdiğimiz bu sürece, evde uygulanan ev ödevlerini de dahil ettiğimizde sorun kısa sürede çözülüyor. Çoğu zaman cinsel organlarla ilgili bilgilendirme yaptığınız zaman bile çift büyük ölçüde rahatlıyor” diye konuştu.

Benzer Yazılar



0 yorum:

Yorum Gönder