27 Nisan 2010 Salı

İnsanoğlunun Dramı

Bu maili bana atan arkadaştan özür dilerim ama işte insanoğlunun nasıl bir noktaya ulaştığını bu maili okuyarak siz yorumlayın lütfen. Benim hakkımda en ufak bir fikri olmayan birinin bana bunları nasıl yazabildiği üzerine saatlerce size yorum yapabilirim elbet ama bu blogu açarken bu amaçla yola çıkmadım. İnsan internette (bacaklarının resmini görerek) tanıdığını sandığı bir kişiliğe bu kadar anlam yükleyebilecek kadar olağanüstü bir inanç potansiyeline sahip. Alt yorumlara ise hiç girmeyeyim; herkes kendi yorumlarını kendisi yapsın.
Maili hiç bir değişiklik yapmadan olduğu gibi yayınlıyorum:
(Not: Daha farklı içerikte mailler de geliyor tahmin edebildiğiniz üzere ama bunun kadar dramatik değil hiçbiri.)

Konu: ben deli değilim
hayatımızı bizmi mi seçtik sence?.. sen kimsin?.. ben neyim?.. yada ne bileyim, bak yine dedim; bilmiyorum.. bu "bilmiyorum" lafını gerçekten bilmediğimden mi yoksa zorlandığım da joker hakkım olarakmı kullanıyorum.. inan bunu da bilmiyorum!.. salak gibi sorularla dolduruyorum her yazdığımı.. çünkü BİLMİYORUM !! hiçbir şey bilmiyorum.. Nedense elimden gelenin en iyisini yapmak yetmiyceğini sanıyorum...ne derdime bunları düşünmek; hayatımı kesip atmak istiyorum ellerimle.. beynimden dışarı akıtmak istiyorum içimdeki bütün o iltihabı...kimi, neyi zehirlediğini umursamadan.. kendi mutluluğum ve hayat sorumluluğum üzerine kimseninkini tanımadan..ne kadar acı olursa olsun bu şarabı tatmak istiyorum..ölümüne olmadıkça?... tek sınır bu mu?..kendimi sırf bunun için mi engelliyorum sence? ölmemek?..yani ölmediğim sürece istediğim her şeyi yapabilir mıyım?Hep bilmediğim şeyler bunlar..ekranın bir yarısını kaplayan siyah beyaz fotoğraftan daha iyi yansıtamam hiçbirşey şu anda kafamda dönen görüntüleri..
inmiyim, cinmiyim gerçekten?. yoksa; gizlice sevmeden, mektuplardan şiirlerden tanıdığın insan mıyım ben?.. yoksa rüyalarında öldürdüğün kötü tarafınmıyım?.. peki sen kimsin?.sen kim olduğunu biliyor musun?..Sen, hep tek ve dürüst sen misin? yolda yürürken nereye gittiğini bilerek adım atanlardan mısın? Her zaman mı?..yoksa, ufak bir hata üzerine tonlarca fırça yemekten kaçmak için annesine beyaz yalanlar uyduran mısın sen?.. yada, arkadaşını kırmamak, onu üzmemek için onun hakkında bildiğin bütün acı gerçekleri saklayan mısın?. Sevgilinden sıkılınca anlatabiliyor musun ona derdini? Sıkıntıdan patlarken, yalnızlıktan ölmek üzereyken sevmediğin biriyle karşılaşırsan onun kollarına atlayıp ağlayabiliyor musun? Yoksa sırf onu sevmediğin için iyiymiş gibi davranıp bir an önce ondan kurtulmaya mı çalışıyorsun? peki bunlar iki yüzlülük değil mi? Arkadaşınla konuşurken onun yapmaması gereken şeyleri yaptığını öğrenirken onun suratına haykırabiliyormusun bunları?. bunlar sen değilsin diyelim, düşününce seninde aklına, hayattan bir adım olsun öteye kaçmak istediğin bir an gelmiyor mu?.. sende istemez misin kimi zaman bütün dertlerinden kurtulmak ve uzaklara gitmek...bunun için çıkmıyor musun amaçsız ve uzun yürüyüşlere? alışveriş yapmaya gitmiyor musun kafanı dağıtmak için?.. hiç olmadı müzik dinliyorsun sıkıldığında değil mi?.. oturup ağlıyorsun belki de.. yoksa bunları yapan ben miyim?.. sence ben sen miyim?.. yoksa herkez mi yapıyor bunları?.
Düşün bakalım şimdi.. dediğim her şeyi hayal et. beni düşün mesela; nasıl geliyorum aklına? karşında oturmuş sana hayran hayran bakan sevgilin miyim?. yanında yürüyüp durmadan gülen arkadaşın mı?. saatlerce kesintisiz ağlayan o manyak ben miyim yoksa? yoksa hiçbir şeyi takmayan, tanıdığın, dünyanın en geniş insanı mı?. yoksa durmadan dertlerden dertlere atlayan o can sıkıntısı mı?. kimim ben senin için? ben bunları kimin için yazıyorum sence?.. O sen misin?
ben yaşıyorum... insan gibi... bir çok insan gibi..belki de insanların beni fark etmesi için içinde bulunduğum durumu abartarak. eminim bu iki cümleden sonra bile bana yerleştireceğin damgayı düşünüyorsun... Deli, iki yüzlü, sahte?. ama kime karşı böyleyim... Sana? arkadaşıma, aileme?.. hangisi gerçek beni görüyor?.. sence ortada gerçek bir ben kaldı mı?..sen beni göremiyorsun..ne rengim sence? neler düşünüyorum seni görünce? sana söylediklerimin ne kadarı doğru? sen söylediklerinin yüzde yüz doğru olduğuna inanıyor musun? eminim inanıyorsun... sen dürüstsün, özel ve teksin. bu yazıyı okudukça benim iç yüzümü görüyorsun.. belki de kendi iç yüzünü de.. bilmiyorum.. yine de kendi hakkımda direk yargılara varmamaya çalıştım gerçi, yalnızca ima ettim kim olduğumu, nasıl biri olduğumu.. nasıl birileri olduğumu biliyorsun... sen anlıyorsun artık beni...değer miyim sence bana ayırdığın zamana, verdiğin değere? peki neden bana değer veriyorsun? -Vermiyorum ki- diyebiliyor musun? Vermiyor musun? söyleyebiliyor musun bunu kendine?.. bütün bu konuştuklarımdan sonra bile mi?..
biraz uyumak iyi gelecek sanırım bana.. inan cvp vermek zorunda değilsin

Benzer Yazılar



0 yorum:

Yorum Gönder