27 Nisan 2010 Salı

Hayallerinin Peşinde Bir Adam...



Ben küçükken balerin olmak isterdim…

Daha sonra bu hayalimi şarkıcılık,oyunculuk,hosteslik, hatta miçoluk izledi :) Hayallerimi hep dünyayı gezebileceğim meslekler üzerine kurdum.

Derken büyüdüm… Üniversiteye girdim, staj yaptım her gün “beyaz yakalı” insanlarla, beyaz yakalı sohbetler ettim. Sabah 8’de bir servise doluşarak işe gittim akşam 5’te aynı servise doluşup döndüm.

Sonra mezun oldum…

Mutsuzdum…

Her gün onlarca yere cv mi yolladım…

İyi iş demek yeterli bir maaş, sodexo yemek kartı ve haftada bir gün, şanslıysanız iki gün tatil demekti…

Arkadaşlarım topuklu ayakkabılı iş kadınlarından olmak için can atarken ben hep daha farklı hayaller kurdum… Sonra beni mutlu eden şeyin yazı yazmak olduğunu fark ettim. Belki tayyörlü iş kadınları kadar para kazanamam dedim ama en azından sevdiğim işi yaparım mutlu olurum. Yaşıtlarım parasını tasarım ayakkabılara yatırırken ben önce avrupayı sonra dünyayı gezme hayalleriyle doldum… Şu an hayatındaki en doğru karar nedir deseler… Yazmaya başlamak derim…

Bütün bunları neden anlattığıma gelince; Cumartesi gecesi Disco Kralında çok ilgimi çeken bir konuk vardı. “Ata Özev.” İsmi size tanıdık gelmeyebilir ama eminim sevgilinizle el ele yürürken,işe giderken, kredi kartı borcunuzu düşünürken, aşık bir halde dolanırken arkadan size fon müziği çalmıştır…

Ata bir sokak müzisyeni ancak sıradan müzisyenlerden değil. Onu farklı yapan eğitimli olması değil bence. Onu farklı yapan “kalıplarının dışına taşabilmesi”, onu bambaşka yapan “Cesur” olması.

Alman lisesini bitirdikten sonra Almanya’da işletme eğitimi gören Ata daha sonra İstanbul’da çalışma hayatına atılmış.Ve bir gün mutsuz olduğunu fark etmiş. Pek çok insan yolumu böyle çizdim devam etmek zorudayım diye düşünecekken Ata, her şeyi bırakıp hayalinin peşinden gitmeye karar vermiş. Hem de bu hayali gerçekleştirmek için 0 dan başlamış. Borçlanarak şan dersleri alarak kendisine 200 şarkılık bir repertuvar hazırlamış ve sokaklara inmiş. Caddebostan,Kadıköy ve beyoğlunda şarkılarını söylemeye başlamış .

Disco kralında hikayesini dinleyip çok etkilendiğim bu adamı şans eseri bugün Caddebostan sahilinde gördüm. Yanına gidip ayaküstü sohbet ettiğim Ata’nın müziğine,cesaretine, enerjisine hayran kaldım. Benim de her şeyi bırakıp hayalimin peşimden gittiğimi ama çok zorlandığımı söylediğimde. “Ben her şeyi bırakmaya 30 yaşında karar verdim hayaller için hiçbir zaman geç değildir”, dedi. Gülümsedim onu gitarıyla ve şaşkın seyircileriyle bırakıp kendi hayallerimi düşünmeye döndüm…

Güzel havada çimlere uzandık bir süre daha izledik Ata’yı…Biraz meraklı,biraz şaşkın, biraz hayran…

Ps:Ata'yı daha yakından tanımak ve videolarını izlemek isterseniz facebookta ki "OneWorldDestiny" adlı grubuna göz atabilirsiniz.

Fotoğraflar için Alihan Acuner'e teşekkürler...

Benzer Yazılar



0 yorum:

Yorum Gönder