27 Nisan 2010 Salı

Esmeray/Cadının Bohçası'ndan Sonra

ODTÜ'de Cinsel Devrim/İskender Özatlı

Mimarlık Amfisi'nde düzenlenen etkinliğe Amargi Kadın Kooperatif’i ve Lambda İstanbul gönüllüsü “Midyeci Travesti Esmeray” midye tezgahı ve bir sandalye ile çıktı. Gösterisine, Kürt Halk Müziği eserlerinden “Serê malan darêk le le, darêk le/ Her malekê kizêk le le, kizêk le” (Evlerin üstü ağaç le le, ağaç le/ Her evde bir kız le le, kız le” ve sözlerini şu anda yaptığı iş olan midye satıcılığından dolayı, “elma” yerine “midye” ile değiştirdiği “werne midyan (midyelere gel)” ezgileri ile başlayan Esmeray Kars’taki Esmeyazı Köyü’nde başlayan ve İstanbul’da devam eden hayatını, karşılaştığı zorlukları, çektiği acıları Mimarlık Amfisi’ni dolduran izleyicilere esprili bir dille sundu.

Gösteriden Notlar

Kadınlığını keşif sürecini anlatırken köydeki “örgü merakından” ve “Avrat Metin’den” bahseden Esmeray, köy sakinlerinin Avrat Metin’i ve o yıllarda yılbaşı programına çıkan, köy erkeklerinin genel profilinden farklı bir görünüme sahip, Zeki Müren’i deli ilan ettiklerini dile getirdi. Köyde erkek işi olabilecek hiçbir şeyin ilgisini çekmediğini, annesinin tüm ısrarlarına rağmen babasının kendisini okutmadığını anlatan ve yapılacak tek iş olarak İstanbul'a gitme seçeneğini değerlendirdiğini belirten Esmeray, kısa sürede kendisini hamurcu ustası olarak bulduğu bir iş yerinde hamurdan “girik” (Kürt pidesi) yaparken kadınsı davrandığını, bunu gören çırağın kendisine “oğlum sen ‘seksonelsin’” dediğini, patronu tarafından da bu kimliğinin öğrenilmesinden sonra işsiz kaldığını izleyicilerle paylaştı.

Esmeray, kadınlığını ararken İstanbul’un çeşitli semtlerine gittiğini; Kadıköy’de kadına benzediği için bir parkta genç yaşlı birçok erkek tarafından taciz edildiğini, Aksaray’daki bir birahanede kendisini “Etrafında kurtlarla bir kuzu” olarak hissettiğini, Reşat Nuri Güntekin’in “Çalıkuşu” eserinin televizyon dizisine uyarlanan yapımında kendisini Çalıkuşu karakterini canlandıran “Aydan Şener’le”, “Selvi Boylum, Alyazmalım” filminde ise “Türkan Şoray” ile özdeşleştirdiğini, Tarlabaşı ve Harbiye kaldırımlarındaki anılarını, kadın olduktan sonra erkeklerin kendisine karşı tutumlarının değişimini, kadın haklarını savunan bir partiye üyeliğini, o partinin erkek yöneticilerinden birinin daha önceden kendisine uyguladığı şiddeti ve cinsel tacizi, seks işçiliğini bırakma kararını, Esmeray’ın yaşadığı bütün bu süreci bilen ama okuma yazma dahi bilmeyen Mardinli ev sahibinin teşvikiyle nasıl midye satıcılığına başladığını, midye satarken karşılaştığı traji-komik anıları oyun boyunca herkesi etkileyen içtenliğiyle anlattı.

“Üçüncü Cinsiyet Demek En Büyük Cinsiyetçilik”

Esmeray, gösterisinin sonunda politikadan da konuştu. Mecliste bağımsız feminist kadın milletveklinin olmamasının üzücü olduğunu belirten Esmeray, kendisine feminist diyen 8 kadın milletvekilinin bulunduğunu ancak bunların feminizmi bilmediğini dile getirip; milletvekili Sevahir Bayındır’la Mardin’e doğru yolculuklarında, kimlik kontrolü yapılan bir arama noktasında, Sevahir hanım’ın Esmeray’ın pembe kimlikler arasındaki mavi kimliği için “Bu da 3. Cinsiyet” demesini en büyük cinsiyetçilik olarak nitelendirdi.

Gösterinin sonunda Esmeray Mimarlık Amfisi’ni dolduran yüzlerce izleyici tarafından dakikalarca ayakta alkışlandı.

Benzer Yazılar



0 yorum:

Yorum Gönder