27 Nisan 2010 Salı

Dayak

Dayak cennetten çıkma mıdır?

O zaman bu tabir nerden çıkmıştır?

Eskiler bazen ne doğru sözler söylemiş deriz, burnumuz herhangibir zaman sürtüldüğünde... Ama ya bu?

İşte bu bizim adam etme yöntemimizdir! Adam ettiğimiz o çocuklar gün gelir “kızını dövmeyen dizini döver” mantığı ile pata küte girişir yavrusuna. Çünkü çocuklarımızı terbiye! etme biçimimiz şaplaktan geçer.

Üstelik dayak görünmezdir çoğu zaman.

Vurulan yer morarmadıkça, kan akmadıkça sorun yoktur. Dayak yemiş sayılmazsın.

Görünmez, söylenmez.

Yasak bir tabu kelimesidir.

"Yol kırılır yen içinde kalır"

"Aaa kocadır vurur"

"Delimsin kızım her ailede olur"

Nede olsa “vurduğun yerde gül biter” değil mi? Bunlar dikensiz üstelik, gıkları çıkmaz.

"Şöyle bir tane koyacaksın, görecek görünü" derler...

Koydular mı oturttururlar.

"Tek bir tokat uğruna boşanan olmaz" yazmıştım daha önce. Dayak çoğu zaman yardımcı etkendir diğer olaylara. Sonradan öne sürülen "zaten" gibidir.


Çünkü ailelerimiz bize:

“Hay Allah’ ın cezası, yine mi... Kızım başımıza bela mısın”,

“Bak hanım (bak anne/ bak yenge) demedi deme, bu kız başımıza ne işler açacak, bak gör. Bir an önce baş göz etmeli...” sözcükleri ile dışlarlar bizi. Sürekli bir göz hapsidir. Komşular bile yer ararlar bazı bazı...

Sürekli birilerinin vicdanına kalmak ne demektir bilir misiniz?

Sırasıyla önce ailemizin,

Bizden büyük – küçük fark etmez erkek kardeşlerimizin,

Aile büyüklerimizin, (!)

Babamızın,

Amcamızın,

Kocamızın,

Oğlumuzun vicdanlarına bırakılır bazılarımız…

Benzer Yazılar



0 yorum:

Yorum Gönder