27 Nisan 2010 Salı

CİNSEL YOLLA BULAŞAN HASTALIKLAR

Cinsellik yaşayan canlılar arasında insanlarda ve hayvanlarda doğal bir dürtüdür. İnsaları Düşünen hayvanlar olarak tanımlayan bilim, insan cinselliğinin de çok öneli olduğunu belirtmektedir. Cinsellik hayatı güzelleştirdiği kadar cinsel yolla bulaşan hastalıklardan dolayı bir kabusa da çevirebilir. Cinsel yönden aktif olan kadın ve erkeğin güvenli cinsel ilişkiyi tercih etmesi sağlığını koruması açısından çok önemlidir. Güvenli cinsel ilişkiden kastımız öncelikle cinsel birleşme sırasında komdom kullanılması, Hijyen şartlarına dikkat edilmesidir.
Peki nedir bu cinsel yolla bulaşan hastalıklar ? Öncelikle cinsel yolla bulaşan hastalıkların tanımını yapmak gerekir.
Cinsel yolla bulaşan hastalıklar,
genellikle cinsel ilişki yoluyla insandan insana bulaşan mikropların neden olduğu üreme organlarının enfeksiyonlarıdır.
Cinsel yolla bulaşan hastalıkların dünyada görülme sıklığı oldukça fazladır. Dünyanın pek çok bölgesindeoldukça önem taşıyan ve pek çok kişinin sıkıntı çekmesine sebep olana önemli bir halk sağlığı sorunudur. Sorunun gerçek boyutları bir çok ülkede tam olarak bilinmemektedir. Ancak her yıl dünyada 250 milyondan fazla kişinin cinsel ilişki ile bulaşan bir hastalığa yakalandığı tahmin edilmektedir.
Cinsel yolla bulaşan hastalıkların oldukça sık görülmelerinin yanında, erken tanı ve tedavi uygulanmadığı takdirde bu hastalıkların neden olduğu ek bazı sağlık sorunları ile de karşılaşılmaktadır. Bu hastalıklar, cinsel eşlerden sadece birinin sağlık sorunu değildir. Korunmasız cinsel ilişki (kondom kullanmama) hastalığın sağlam eşe de bulaşmasına neden olur. Bunun yanında, tedavisi yapılmamış cinsel yolla bulaşan bir hastalığı olan hamile kadınların, doğum öncesi veya hemen doğum sonrası dönemde bebekleri de risk altındadır.
Kadın veya erkekte kısırlık, düşük, yenidoğan bebeklerde görülen bazı enfeksiyonlar, dış gebelik, genital organ kanserleri ve ölüm cinsel yolla bulaşan hastalıkların neden olduğu sağlık sorunlarındandır.
Cinsel yolla bulaşan hastalığı olanların HIV (AIDS virüsü) ile enfekte olma olasılığı daha yüksektir.
Bu grup hastalığın tıbbi önemi yanında, gerek sosyal gerekse ekonomik olumsuz etkileri de gözlenmektedir.
Cinsel yolla bulaşan hastalıklar, kan yoluyla da bulaşabilmektedir. Hepetit B ve Hepatit C, AİDS,
ve Frengi mikrobu kanda da bulunduğundan cinsel ilişki dışında kan yolu ile de bulaşabilen hastalıklardır. Bulaşmada kontrolsüz kan nakli, hijyen şartlarına uyulmadan yeterince steril edilmemiş enjektör ve iğneler, Temizli kuralların uygun olmayan şartlarda kullanılan veya steril edilen diş aletleri, kesici ve delici aletler de rol oynar. Damar içi uyuşturucu bağımlılarının kullandıkları şırınga ve iğneler ile bu hastalıkların bulaşma riski vardır.
Cinsel yolla bulaşan hastalıkların HIV enfeksiyonu, hepatit B, sifiliz (frengi), gonore (bel soğukluğu), herpes ve klamidyoz adı verilen hastalıklar gebelik süresince veya doğum sırasında anneden bebeğine bulaşabilir.
Cinsel yolla bulaşan hastalıklarda bazen belirti yoktur ya da kişiyi rahatsız etmeyecek kadar hafif belirtileri olabilir. Bazı enfeksiyonların virüsü erkekte daha aktif olduğundan kadınlarda bazen hiç belirti görülmez. Ancak, tedavi edilmediği sürece, belirtisiz enfeksiyonu olanlar, bilmeden hastalığı başkalarına bulaştırırlar.
Cinsel temastan sonra hastalık belirtilerinin ortaya çıkması için geçen süre (kuluçka süresi) hastalıktan hastalığa değişir. Bu süre günler ( bel soğukluğu ), haftalar ( klamidyoz,hepatit B ), aylar ( frengi ) ya da yıllar (AIDS) olabilir.
Cinsel yolla bulaşan hastalıkların en sık rastlanılan belirtileri şunlardır.
Cinsel organlardan akıntı veya irin (iltihap) gelmesi.
Kadınlarda vaginada bazen normalde bulunan akıntının fazlalaşması. Akıntı su gibi, süt gibi, sarı veya yeşil renkte olabilir. Bazen fena kokuludur.
Cinsel ilişki sonrası kanama,
İdrar yaparken yanma, sızı, sık sık az miktarda idrara çıkma
Cinsel organ ve cevresinde kaşıntı,
Peniste ( erkek cinsel organı), vaginada ( hazne ) kabarcık, yara, siğil ve kızartı,
Kasık lenf bezlerinde şişlik,
Testislerden ( haya ) bir veya ikisinde birden ağrı,
Karın ağrısı.
Eğer şüpheli bir ilişki sonrasında cinsel bir hastalığa yakalandığınızı düşünüyorsanız mutlaka bir hekime danışmanız gerekir. Burada dikkat etmeniz gereken en önemli konu utanıp sıkılmayı bir tarafa bırakıp şüpheli durumu kontrol etmeniz ve gerçekten cinsel yolla bulaşan bir hastlığa yakalanmışsanız hemen tedavisini başlatmanızdır. Çünkü bu sadece sizi tehdit eden bir sorunu değil, birlikte olduğunuz tüm insanlarında sorunu haline gelecektir. Bu tür hastalıklarla karşılaşan insalara öneli bir kaç tavsiye;
Hekim önerisi olmadan ilaç kullanmayınız !
Cinsel yolla bulaşan hastalık belirtilerinden kuşkulandığınızda hekime başvurunuz.
Cinsel eşinizin de muayene ve gerekirse tedavisini yaptırınız.
CİNSEL YOLLA BULAŞAN HASTALIKLARDAN KORUNMA
Cinsel ilişki sırasında mutlaka kondom (Prezervatif) kullanınız.
Cinsel eş sayısının artmasının, hastalık bulaşma riskini de arttırdığını unutmayınız.
Hastalık belirtisi olmadan da bulaşma olabileceğini unutmayınız.
Alkol ve uyuşturucunun doğru ve sağlıklı düşünmeyi engelleyerek, cinsel ilişki sırasında olumsuz davranışlara neden olabileceğini belleğinizden çıkarmayınız.
Size nakledilecek kanda gerekli testlerin yapılıp yapılmadığını sorunuz.
Başkalarının kullandığı enjektör ve iğneyi kullanmayınız. Bir defa kullanılıp atılan şırınga ve iğne kullanılmasını isteyiniz.
Hamile kadınsanız, doğum öncesi dönemde düzenli sağlık kotrollerinizi yaptırınız.
CİNSEL YOLLA BULAŞAN HASTALIKLAR
Günümüzde biline 40 tan fazla cinsel yolla bulaşan hastalık vardır. Ama en çok bilinen ve en sık rastlanınlan hastalıklar şunlardır.
HIV enfeksiyonu ( AIDS ) : Korumasız Cinsel ilişki ve kan yoluyla bulaşır. Şu an için uygulanabilen geçici tedaviler dışında herhangi bir tedavisi yoktur. İnsanı adeta eriten bu hastalık aynı zamanda insanların toplumdan dışanmasına neden olmaktadır.
Hepatit B : Cinsel ilişki ve kan yoluyla bulaşan bir hastalıktır ve karaciğerde büyük tahribata sebep olur. En çok bilinen belirtisi sebepsiz yorgunluk ve ciltte-gözde sarı renktir. Gerkeli tedavisi zamanında yapılmaz ise Hepatit C ve siroza çevireceğinden ölümcül bir hastalıktır. Bilinen bir kaç tedavisi vardır.
Bel soğukluğu ( Gonore ) : Özellikle erkelerde aktif olan Gonere nin bilinen en yagın belirtisi üretral akıntıdır. Cinsel organdan alınanan akıntı örneğinin incelenmesi sonu khve çekirdeği şeklindeki enfeksiyon mikrobu görülürse Bel soğukluğu teşhisi konulabilir. Kadınlarda ise özellikle kasık ağrısı en yaygın belirtisidir. Eşlerin birlikte tedavi edilmesi gerekir.
Frengi : Hastalık; penis, vajina, anüs (makat) ya da ağız yolu ile bulaşır. Mikrobun sağlam kişiye bulaşmasından sonra ilk belirtiler 10 gün ile 3 ay içerisinde ortaya çıkar. Hastalıkta bir veya daha fazla sayıda, üstü açık, bir santimetre boyutlarında , sert, ağrısız "şankır" adı verilen yaralar oluşur. Bu yaralar, genelde bakterinin ilk bulaştığı cinsel organlar etrafında oluşur. Mikrop daha sonra kan yolu ile bütün vücuda yayılır. Kasık ve boyun lenf bezleri şişebilir. Frengi genellikle penisilin tedavisi ile kolayca iyileşir.
Klamidyoz : Sağlam kişinin mikrop ile teması sonrası 1-3 hafta sonra belirtiler ortaya çıkar. Belsoğukluğu hastalığında olduğu gibi, bu hastalığa yakalanan kadınların çoğu herhangi bir belirti vermez, ama kişi bulaştırıcıdır. Hastalık, erkekte genellikle sabahları peniste bir damla şeffaf akıntı ile kendini belli eder. İdrar yaparken ağrı ve yanma duygusu olabilir. Kadınlarda vajinal akıntı görülebilir. Hastalığın antibiyotiklerle tedavisi mümkündür.
Kandidiyazis : Bir çeşit mantar hastalığıdır. Özellikle kadınlarda aktif bir enfeksiyon türüdür. Vajinal akıntı, kaşıntı ve kötü koku görülebilir. Kadın ve rekeğin birlikte tedavi edilmesi gerekir. Antibiyotik ve antifungal ilaçlarla tedavisi mümkündür. Tedavi edilmez ise kronik hale gelebilir.
Trikomoniyazis : Cinsel yolla bulaşan parazit hastalıkları içinde en sık görülen Trichomonas vaginalis enfeksiyonlarıdır. Kadın ve erkeklerin idrar ve üreme organlarında yaşayan bir parazittir. Kadınlarda genellikle vajen ve cinsel organ dudaklarında kaşıntı, yanma, sarı veya yeşil renkli, pis kokulu ve bol köpüklü bir akıntı görülür. Doğum sırasında anneden bebeğe bulaşabilir. Bazen belirtisiz de seyredebilir. Erkeklerde genellikle belirtisiz seyreder. Ancak bazen kadınlardakine benzer belirtiler olabilir. Bu hastalığın tedavisi kolay ve ucuzdur.
Granuloma inguinale : Özellikle de erkeklerde görülür. Cinsel temastan yaklaşık 6 hafta sonra genital bölgede ağrısız, kırmızı kabartılar ortaya çıkar ve bunlar büyüyerek ülserleşir.
Cinsel organların üzerinde ya da yakınında bulunan bu sivilceler daha sonra bedenin başka yörelerine sıçrama eğilimindeki kapanmayan yaralara dönüşürler. Bu hastalığın etkili biçimde tedavisi mümkündür, uygun antibiyotikler ile 10- 15 günde gerçekleşebilmektedir. Fakat iyileşmenin üzerinden aylar hatta yıllar geçtikten sonra hastalığın yeniden ortaya çıktığı olur.
Genital herpes : Herpes, cinsel yoldan bulaşabilen ve "uçuk" türünden yaralar oluşturan bir hastalıktır. Etkeni, Herpes simpleks olarak bilinen bir virüstür. Enfekte kişiyle oral seks / cinsel ilişki sonucunda sıkça ortaya çıkar. Ağız içi ya da idrar yolları gibi yüzeylerden veya derideki çatlaklardan mikrobun girmesiyle oluşur.
Belirtileri erkeklerde ve kadınlarda aynıdır. Hafif veya şiddetli olabilir;
Soğuk algınlığı hissi,
sistemik bulgular (ateş, halsizlik gibi),
Kasıkta şişmiş lenf bezleri,
Baloncuklar oluşmadan önce kaşıntı ve yanma,
Ağızda veya cinsel organlarda ufak, ağrılı baloncuklar.
Primer ve tekrarlayan enfeksiyonlar sırasında uygun antiviral ilaçlar (ağızdan ve lokal) 7 – 10 gün, çok inatçı rekürran (tekrarlayan) enfeksiyonlarda düşük doz ve uzun süre (3, 6, 12, 24 ay) kullanılabilir. Enfeksiyon bölgesine konacak ılık çay torbası ya da bir buz kalıbıyla rahatlama sağlanabilir. Tuzlu su banyosu da etkili olabilir. Ancak, ilaçlar virüse karşı öldürücü olduğu halde, bu ev yapısı çareler yalnızca hastalığın belirtilerini hafifletmekle kalırlar.
Lenfogranuloma venerium : Cinsel temastan 1 ila 3 hafta sonra genital bölgede su kabarcıkları yada sert kabarcıklar şeklinde başlayıp ülserleşen yaralar görülür. Ağrısızdırlar.
Yaralar erkekte;
tüm genital bölge (özellikle penis, sünnet derisi),
makat,
idrar yolları ağzında
kadında da yine;
tüm genital bölge (özellikle labia [vagina dudakları] kıvrımları, vajina),
makat civarı ve
idrar yolları ağzında görülebilir.
İdrar yaparken yanma ve makattan kanlı, iltahabi bir akıntı yapabilir. Tedavi edilmeyen hastalarda lenf damarlarının da tutulmasına bağlı olarak genital bölgelerde kalıcı şişliklere, makat iltahaplarına ve makatta darlıklara neden olabilir. Hastalığın bu ileri evreleri çok acılıdır.
Genellikle tek taraflı, nadiren de çift taraflı kasıklardaki bezelerde şişmeler görülebilir.
Ateş, kilo kaybı, artralji ( eklem ağrıları ), karaciğer ve dalakta büyümeler de eşlik edebilir. Uygun antibiyotikler ile iki haftada tedavisi mümkündür.

Benzer Yazılar



0 yorum:

Yorum Gönder