11 Ağustos 2009 Salı

Kısık Konağı Otel Kazdaglari

HER TÜRLÜ VARLIĞA DUYULAN SEVGİYLE TEMELLENDİRİLEN BİR KONSEPT YARATMAK...

Yalçın Ünal
Metropolden dingin bir yaşama geçiş hayaliyle yola çıkan Yüksek Mimar ve Şehir plancısı Yalçın Ünal Kısık Konağı’nın amacını böyle tanımlıyor. Nesnel koşulların getirdiği kısıtların ölçüsünde yarattığı mekanda yeni bir yaşam felsefesi oluşturmak ve bunu insanlarla paylaşmak onun yaşam hedefi.

KEYİF VERMEK DE EN AZ ALMAK KADAR EĞLENCELİDİR...

Avluda geceleri, etrafında sıcak şarap yudumlayabileceğiniz “ateş kuyusu”. Duvarlarında kimi zaman orjinal tablolar, kimi zaman genç bir sanatçının seramik çalışmalarının yer aldığı dinlenme salonu. Akşam üstleri sıcak kurabiyeler ve ikramlar. Sabahları kahvaltı sofranızda size eşlik eden gazeteler. Konakta kurutularak hazırlanmış bitki çayları. Gün batımının ya da ay doğuşunun keyfini çıkarabileceğiniz manzara terası. Kısık Konağı her detayda konuklarının keyifli zaman geçirmeleri için planlandı.

“YENİ BİR YEMEĞİ KEŞFETMEK, İNSANI, YENİ BİR YILDIZ KEŞFETMEKTEN DAHA MUTLU EDER”.

BRILLAT-SAVARIN
Kısık konağının mutfağında araştırma ve geliştirmeden vazgeçmiyoruz. Kimi zaman yerel malzemelerle hazırlanan uluslararası lezzetler, kimi zaman unutulmaya yüz tutmuş yüzyıllık tarifler süslüyor menüleri. Kazdağlarının muhteşem florasından çıkan otlar ve sebzeler tabakların içerisinde konuklar için tablolara dönüşüyor. Isırgan otları, acı filizler, bodanazlar, ekşi kulaklar ve daha niceleri...

Sabah kahvaltılarında şarküteri kullanmıyoruz, ama peynir çeşitlerini bol tuttuk. Mevsim elverdiğince soframızdan otları eksik etmemeye çalışıyoruz, yemekleri hazırlarken bizi biraz da pazarda kurulan tezgahlar yönlendiriyor .Yemek hazırlama konusunda “Slow Food” mantığını benimsedik, globalleşen ürünlerden kaçınmaya çalıştık. Eski tatları ve geleneksel hazırlama yöntemlerini kullanmaya özen gösteriyoruz

Uzun zamandır unutulan tatları menümüze eklemeye çalışıyoruz,unutulan ege içeceği “somata” yı sizlerin beğenisine sunduk. Taze biberiyelerden dondurma yaptık. Zeytinyağını ve zeytinlerimizi kendimiz hazırladık, reçellerimizi mutfağımızda kaynattık. Hatta bizden daha iyi reçel yapan dostlarımızdan takviyeler aldık.Yeni çeşitleri araştırmayı ve menümüze ekleyerek sizlere unutulmaz bir gastronomik tecrübe yaşatmayı hedef olarak belirledik.

KAZDAĞLARI:
Mİtolojİk zamanlardan günümüze kazdağları yaşayan bİr efsanedir.
Homeros’un “İliada ve Odysseus”dan St
rabon’un “Geographika”sına kadar birçok mitolojik eserlerde yer almış, Alp dağlarından sonra dünyanın en yüksek oksijen oranına sahip, yer kürenin ilk güzellik yarışmasına tanıklık etmiştir Kazdağları. Günümüzde hala onlarca söylenceye yataklık eden, üzerinde bulundurduğu orman ve endemik yapısı dolayısıyla dünyanın en önemli ekolojik bölgelerinden biri olan olan kazdağları için daha ne denilebilir ki?


yazı : izim bozada
kaynak : http://butikotellerrehberi.com

Benzer Yazılar



0 yorum:

Yorum Gönder