11 Ağustos 2009 Salı

ingilizce Sonekler Suffixes

İngilizce’de Sonekler

English Suffixes


























































































































































































































Sonek Örnekler
able, ible capable(yetenekli), agreeable(razı), edible(yenebilir), visible(görülebilir)
ade blockade(abluka)
age storage(depolama), wreckage(kazadan geri kalan parçalar, enkaz), damage(zarar,
ziyan, hasar)
al gradual(yavaş yavaş olan), manual(elle yapılan), natural(doğal)
algia neuralgia(nevralji, sinir ağrısı), nostalgia(nostalji), myalgia(kas ağrısı)
an, ian African(Afrikalı)
ance, ancy assistance(yardım), allowance(harçlık), defiance(meydan okuma)
ary, ery, ory aviary(kuşhane), bravery(cesaret), dormitory(yatakhane)
cian magician(sihirbaz), physician(doktor)
cy prophecy(kehanet)
cule, ling molecule(molekül), ridicule(alay, eğlenme), sapling(epey boy atmış fidan)
dom freedom, kingdom(krallık), wisdom(irfan)
ee refugee(mülteci), nominee(aday)
en silken(ipek gibi), frozen(donmuş), wooden(ağaçtan yapılmış)
ent different ( farklı )
ence, ency difference, confidence, urgency, agency
er, or baker, miller, professor
escent adolescent, senescence, putrescence
ese Javanese, Japanese, Balinese
esis, osis genesis, hypnosis, neurosis, osmosis
ess goddess, lioness, actress
et, ette midget, baronet, sextet, lorgnette
fic scientific, specific
ful frightful, careful, helpful
fy beautify(güzelleştirmek), fortify(-e moral vermek.), simplify(basitleştirmek)
hood manhood, adulthood
ic metallic(metalik)
ice justice(adalet), malice(kötü niyet)
id, ide fluid(akışkan), fluoride(flüorür)
ile juvenile(gençliğe özgü), senile(bunak), missile(füze)
ine feminine(kadına özgü), genuine(gerçek, hakiki), medicine(tıp, hekimlik)
ion, sion, tion cancellation(iptal etme), infection(enfeksiyon)
ish foolish(ahmak), clownish(soytarı gibi)
ism alcoholism(alkolizm), communism(komünizm), capitalism(kapitalizm)
ist artist(sanatçı), dentist(dişçi), flautist(flütçü)
ite dynamite(dinamit), graphite(grafit)
ity, ty celebrity(ünlü, meşhur), captivity(tutsaklık), clarity(açıklık, vuzuh,
berraklık), poverty(yoksulluk)
ive abusive(ağzı bozuk, küfürbaz), exhaustive(geniş kapsamlı ve ayrıntılı),
abortive(başarısız)
ize, ise emphasize(vurgulamak), exercise(egzersiz), bastardize(alçaltmak; değerini
düşürmek), idolize, fanaticize
less homeless ( evsiz )
logy biology(biyoloji), anthropology(antropoloji), geology(jeoloji), neurology(nöroloji)
ly carelessly(dikkatsizce), fearlessly(korkusuzca), hopelessly
ment contentment(memnuniyet), amendment(düzeltme)
ness carelessness(dikkatsizlik), restlessness
nomy autonomy, economy(ekonomi), taxonomy
oid asteroid(asteroit)
ous gracious(kibar), nervous(heyecanlı), pompous(azametli)
ship assistantship, friendship(arkadaşlık), authorship
some lonesome(yalnız, yapayalnız.), lissome, threesome, gruesome(korkunç)
tude gratitude(minnettarlık), aptitude(yetenek, kabiliyet), multitude(çokluk)
ure culture(kültür), literature(yazın, edebiyat), rupture(kopma, kırılma),
rapture(kendinden geçme, aşırı sevinç)
ward eastward(doğuya yönelen), downward(aşağı doğru), backward(geriye doğru
yapılan)
y cheery, crafty(hilekâr), faulty(kusurlu)

Benzer Yazılar



0 yorum:

Yorum Gönder