11 Ağustos 2009 Salı

fotoğraflarla güney afrika

Bayram, yol demektir benim için (ya da yol, bayram demek). Bu bayram da gelenek bozulmadı, ben yine yollardaydım.

Soğuktan kaçtım, ekvatoru aştım, Mandela’nın sıcak ülkesinde türlü maceralara göçtüm...
Yıllardır izlediğim onlarca film ile kalbimde yer etmiş olan Soweto'da dolaştım...
Lion Park'ta yavru aslanları, zürafaları sevdim. Lesedi'de kabilelerle kaynaştım...
GA'nın Las Sun City'sinde dalgalarla oynaştım...
Edeni'de hayvanlar alemine yaklaştım...
Ümit Burnu’nda, bir kez daha el salladım Antarktika’ya...
Dumanlı Cape Town'da şarap içtim, tembel tembel dolaştım.


Soweto'nun Teneke Evleri ve Kıvırcık Bebeleri...

Gölgelerin gücü adınaaa!... Güç ben de artıkkk!!!... Lesedi'de 4 ayrı kabile bir arada yaşıyor, her kabilenin dili, evleri, kıyafetleri ve dansları birbirinden farklı. Günde 2 kez gruplar içeriye alınıyor; köyler tek tek gezdiriliyor. İsteyenler köyde konaklayabiliyor.

Ülkenin kuzeyindeki Edeni Private Reserve, Kruger Park yakınları...

Big Five'ın peşindeyiz... Safariye günde 2 kez çıkılıyor; sabah 5 ve öğleden sonra 4'te. Her tur 3-4 saat sürüyor. Sabahın 5'inde en az gece kadar kara olan Johanness kapıdan dalıyor ve bağırıyor: "Good morninnng! Wake up calll" Uyandırma servisinin böylesi!... Sıkıysa uyanma:)

Varan 1.... Gergedan!

Varan 2.... Bufalo!... Hayvan biraz ters mi bakıyor ne?

Varan 3... Ormanların Kralı Aslaann!... Günün neredeyse 20 saatini uyuyarak geçiren kral, 50 kere de çiftleşebilirmiş. Bu fotoğraftan 2 dk sonra utanmaz amca zevcesini dürttü; biz ne oluyor hişşt, hoopp demeye kalmadan bitti olay.

Varan 4... Beşlinin en seksisi ! Ağaç dallarında yalnız takılan kedi, leopar !

5'te 5 yapmadan dönmeemmmm!.. Varan 5... Fiiiil !.. Hortumuyla ağaçları kökünden söken heybetli filleri bulmak en zoru oldu desem, bilmem inanır mısınız?

Bunlar da safarinin bonusu: Çita ailesi...

İdeal safari sezonu olmamasına rağmen şans bizimleydi; insanların günlerce izini sürdüğü big five'ı ve daha nice hayvanı (zürafa, zebra, impala, su aygırı, börtü böcek ve kuşlar) doğal ortamında gördük. Bir anda hayatımız National Geographic belgesellerine döndü.

Cape Town- Waterfront ve Masa Dağı

Seyahatin son aşamasında ülkenin kuzeyinden en güneyine, Cape Town'a uçtuk. Kimi insana göre 'dünyanın en güzel şehri' olan Cape Town -beklentimin yüksekliğinden mi, şımarıklığımdan mı bilinmez- biraz hayal kırıklığına uğrattı beni. Acun Firarda'dan kalmış en çok aklımda, sabaha kadar süren Long Street eğlenceleri... Muhtemel hafta içi olmasının etkisi, mekanlar sinek avlıyordu. Alemlere akacağımızdan değil, ününü haklı çıkaracak bir sebep aradığımdan dolandım. Orada da bir şey bulamadım.

Cape Town kürekçileri... Dumanlı Masa Dağı yine kaybolmuş.

Afrikan Rivierası, Ümit Burnu yolunda...

Başka bir kıtanın ucunda...


GA'da turizmcilik yapan Ahmet Bey ve Didem Hanım'a buradan teşekkür etmemek olmaz (Adventures Across Africa & Safarilux). Az zamana bunca şeyi, destekleri olmadan sığdıramazdık.

Benzer Yazılar



0 yorum:

Yorum Gönder